YAZAR VAHİD MEMMEDLİ’NİN “LEYLİ VE MECNUN” ROMANI TÜRKİYE’DE
Azerbaycan edebiyatının tanımış yazarı, eserleri çeşitli dillere çevrilerek farklı ölkelerde ardıcıl yayınlanan Vahid Memmedli’nin yeni romanı “Leyli ve Mecnun”, bu günlerde Türk okuyucularıyla buluştu.
İlk defa fantezi romanı “Atropatena Destanı” adlı eseriyle Türk okuyucuların karşısına çıkan Vahid Memmedli, “İz Yayıncılık” tarafından İstanbul’da basılan bu kitabıyla Türkiye’de en çok okunan yazarlar arasına girmeyi başarmıştı.
Vahid Memmedli’nin növbeti romanı Leyli ve Mecnun, yine İstanbul’da Türk Edebiyatı Vakfı tarafından tanınmış yazar ve tercümeci, Azerbaycan edebiyatının yorulmaz tebligatçısı İmdat Avşar’ın tercümesinde yayımlandı ve artık Türkiye’nin bütün kitap mağazalarında satışa sunuldu. Möhteşem dizayn ile işıq üzü gören kitabın kapağında, romanın mazmununa uygun tablo ise Türkiye’nin meşhur ressamı Prof. Dr. Rauf Tuncer’e ait.
Romanın tercümecisi İmdat Avşar kaydediyor: Vahid Memmedli Azerbaycan edebiyatını Azerbaycan sınırları dışında da büyük başarıyla temsil eden bir yazar. Onun benzersiz bir bilgi birikimi ve sınırsız bir hayal gücü var. O, bu hayal gücü ve klasik metinleri yeniden yorumlama istidadı sayesinde, asırlardan beri anlatılan Şarkın klasik metinlerini, okuyucuyu şaşırtan bir kurguyla yeniden kaleme alabiliyor. Yazarın bu tercihi, her şeyden önce cesaret talep ediyor. Çünkü Vahid Memmedli, Nizami’nin, Fuzuli’nin mesnevilerinin kahramanlarını nerdeyse bin yıllık bir geçmişten bugüne, Azerbaycan’a taşıyor ve Şark’ın bu meşhur aşk hikayesini kendi aşk felsefesine göre yeniden yorumluyor. Vahid Memmedli’nin Mecnun’u, klasik metinlerdeki Mecnun değil, cemiyetin karşısına çıkan, boyun eğmeyen ve aşk uğruna mücadele eden bir kahraman... Onun bu eseri klasik metnin akarında hadiselerin çağdaş bir yorumudur. Bu sebeple eserlerini hemişe böyük dikkatle okuduğum, takip ettiğim ve tercüme ettiğim aziz dostumun bu kitabının da Türkiye’de büyük bir merakla karşılanacağından hiç şüphem yok…
Romanın ön sözünde ünlü edebiyat eleştirmeni Metanet Vahid şu sözleri söylüyor:
"Romanda klasik metne son haddine kadar yaklaştırılıp birbirine dokundurmadan uzaklaştırılan hadiseler, durumlar yazarın bu eseri daha önce kaleme alan klasik şairlerle birlikte adından söz ettirme talebinden ileri gelmektedir. Netice itibarıyla Vahid Memmedli, öyle bir roman ortaya koymuş ki, farklı yönleriyle bu eserin yeniliğinden de bahsetmek mümkündür, eseri klasik müsteviden değerlendirmek de… Kısacası roman, şerhlere açık bir metindir. Dolayısıyla bu eseri; tasavvufi, tarihî, coğrafi, felsefi ve psikolojik açılardan da tahlil etmek mümkündür.
Yazarın, beynimize kazınmış klasik Mecnun algısını değiştirme isteği açıkça görülüyor. Bu yüzden Kays’ın mecnunluğu sufilikten daha çok duygusal, psikolojik bir tercihtir. Romanda Mecnun çağdaş sufidir, kendini dünya hazlarından mahrum bırakmayan, aynı zamanda bu hazlar içinde ruhunu koruyan, altıncı hissi güçlü, üçüncü gözü açık olan bir insandır… Nizâmî ve Fuzûlî mesnevilerinde âşıklar, cemiyetin yazılmamış kanunlarına boyun eğmeye mecbur bırakılsalar da Vahid Memmedli’nin Mecnun’u bu düzeni bozuyor; o, aşkı uğruna cemiyeti karşısına almaktan çekinmiyor. Yazar bize sevenlerin kavuşmasında gerçek engelin cemiyet olmadığını göstermeye çalışıyor. Eserde Leyli’yi kaçıran Mecnun’un nelerle karşılaşacağını umursamadığını görüyoruz. Leyli’ye kavuşmak için cesur adımlar atmak Mecnun’un tabiatındaki cesaretten, ilahi aşka mazmun veren eminlikten kaynaklanıyor."
Azerbaycan edebiyatını ölkeden haricde başarıyla temsil ve tebliğ eden Vahid Memmedli’nin başarılarının daim olmasını diliyor, ona yeni yaratıcılık uğurlar arzuluyoruz.





