Sevgili Türk Edebiyatı okurları,
Bu ayki sayımızı sizlerle buluşturmanın heyecanını yaşarken öte yandan da ömrünü Türk tarihine ve kültürüne vakfetmiş büyük âlim ve entelektüel İlber Ortaylı’yı kaybetmenin derin hüznü içindeyiz. Kendisine Allah’tan rahmet, milletimize ve akademi dünyasına başsağlığı diliyoruz. Onun açtığı ufuklar ve bıraktığı eşsiz eserler, nesiller boyu yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Geçtiğimiz aylarda ilk bölümünü sizlerle paylaştığımız ve insanlık tarihinin en kadim, en çetrefilli meselelerinden biri olan “delilik” kavramını pek çok yönden irdelediğimiz dosyamızın ikinci bölümüyle karşınızdayız. Bu ay da aklın sınırlarını aşanların, divanelerin ve velilerin edebiyatımızdaki, tarihimizdeki ve toplumsal hafızamızdaki izlerini sürmeye devam ediyoruz. Dosyamızın açılış yazısında Fuzuli Bayat, mitolojik ve epik metinlerdeki figürlerden hareketle Deli Yığıncağı’na fenomenolojik bir yaklaşım sunuyor. Selahaddin Halilov, aklın sınırlarını aşma fikrini felsefi bir zeminde tartışarak delilik ile divanelik arasındaki o ince çizgiyi tahlil ediyor. M. Naci Önal, halk edebiyatımızın zengin kaynaklarına inerek deliliğin sözlü kültürümüze nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor. Ali Akar, yazısında memleketinin hafızasında yer edinen meczupları samimi bir dille anlatırken; Mehmet Topal, Osmanlı toplum yapısındaki delilik algısına odaklanarak Devlet-i Aliyye’nin delilerini tarihî bir perspektifle ele alıyor. Rauf Tuncer, edebiyatın sınırlarından çıkarak deliliğin resim sanatındaki yansımalarını inceliyor. Şeyma Karaca Küçük, çağlar değişse de toplumun bu kavrama biçtiği rolün değişmediğini "Her Çağın Aynı Delisi" başlıklı yazısında savunuyor. Burak Görgün, delilik ve deha arasındaki o karmaşık ve hassas ilişkiyi, ünlü yazar Janet Frame’in trajik hayat hikâyesi üzerinden kaleme alıyor. Nisa Çetin, bendenizin hikâyelerindeki "deli-veli" tipine odaklanarak tasavvufi delilik-divanelik algısını tahlil etmeye çalışıyor. İbrahim Ay, delilik temasının modern Türk romanındaki işleniş biçimlerini ve kurgusal işlevlerini irdeliyor. Bedirhan Ünlü ise divanelik, bilgelik ve şehir ekseninde modern insanın anlam arayışını "Bizim Şehrin Divaneleri" kitabı üzerinden değerlendiriyor. Dosyadan bağımsız yazılarımızda ise A. Yağmur Tunalı, "Türk Milleti Kendisi İçin Yaşayanı Unutmaz" diyerek, büyük hocamız İlber Ortaylı’yı yâd ediyor ve milletine ömrünü vakfeden kıymetli şahsiyetlere olan vefamızı dile getiriyor. Namık Açıkgöz, Halil Açıkgöz’ün kaleminden hareketle fikir dünyamızın abidevi isimlerinden Fethi Gemuhluoğlu’nun zarif bir portresini çiziyor. Mehmet Samsakçı, 1930 Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi'nin tarihî arka planını ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu süreçteki entelektüel duruşunu okurlarımızın dikkatine sunuyor. Bendeniz, Saadet Örmeci ile birlikte "Anadolu’dan Derlemeler" başlığı altında halk kültürümüzün süzgecinden geçmiş delilik ve divanelik ile ilgili kadim atasözlerini ve deyimleri sayfalarımıza taşıdık. Bu sayımızda yer alan şairlerimiz ise Esat Kabaklı, Aslan Avşarbey, Köksal Büyük, Yasin Mortaş, M. Sadi Karademir, Yaşar Bedri, Nazım Payam ve Koray Kök.
Herkese iyi okumalar dileriz…
top of page
₺250,00 Normal Fiyat
₺200,00İndirimli Fiyat
bottom of page

