 |
Türk Edebiyatı Dergisi |

|
| |
|
 |
Yeni Kitaplar |

|
1944-1945 Irkçılık-Turancılık Davasında SORGULAR SAVUNMALAR Türkiye’de 1944-1945 yıllarında dünyanın hiçbir ülkesinde olmayacak ve olması hayal dahi edilemeyecek bir cinayet işlendi. Ülkenin en seçkin aydınları, yurtseverleri, ilim, fikir ve sanat adamları tutuklanarak, tabutluklara sokuldu, mahkemelerde süründürüldü. Nihal Atsız, Orhan Şaik Gökyay, Alparslan Türkeş, Zeki Velidi Togan gibi vatanımızın ve milletimizin büyük sevdalıları, “vatan hainliği” ile suçlanıp bir buçuk yıl işkence altında kaldı. Bu kitap, yakın tarihimizdeki zulümleri, haksızlıkları ve utançları, belgeleriyle ortaya koyan, hem millî bir ağıt, hem de herkesin dönüp dönüp bakması gereken bir ibret aynasıdır.
Sayfa : 592
Yayın Yılı : 2010
Kağıdı : İthal
Ebat : 13,5 x 21,5
Kapak : Kuşe
ISBN : 978-975-6186-53-4
Fiyatı : 25,00 TL
|
Ben Bir Mübâdilim / Mayadağ’dan Şarköy’e 30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında Nüfus Mübâdelesi Sözleşmesi yapıldı. Lozan’ın ek protokollerinden kabul edilen bu sözleşme ile Türkiye sınırları içinde yaşayan Rumlar (İstanbul’dakiler hariç) Yunanistan’a, Yunanistan’da yaşayan Türkler de (Batı Trakya’dakiler hariç) Türkiye’ye dönecekti. 500.000’e yakın Türk İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Samsun, Kocaeli gibi illere yerleştirilirken, Anadolu’daki Rumlar da Yunanistan’a gönderildi. Önce Balkan, ardından Cihan ve sonrasında İstiklâl Savaşı’yla milletimiz tarihinin en büyük felâketlerinden birini yaşadı. Bu üç savaşta toplam altı milyon civarında insanımızı kaybettik. Beş yüz yıldır Türk toprağı olan pek çok yeri terketmek zorunda kalmanın trajedisini yaşadık. Bu eserde, Yunanistan’a bıraktığımız Mayadağ’dan Türkiye’ye göçmüş bir ailenin tarihî macerası anlatılıyor.
Sayfa : 352
Yayın Yılı : 2010
Kağıdı : İthal
Ebat : 13,5 x 21,5
Kapak : Kuşe
ISBN : 978-975-6186-52-7
Fiyatı : 15,00 TL
|
Kırım’ın Ebedî Sesi Cengiz Dağcı Günümüzde başta Ermeni lobileri olmak üzere çeşitli lobilerin Türkiye’yi zor duruma düşürme çabaları, büyük ölçüde bizim geçen yüzyıldaki acılarımızın edebiyata ve sinemaya yansımayışındandır. O korkunç acılarımız için hikâyeler ve romanlar yazmadık. Belgeseller ve filmler çekmedik. Ağıtlar bestelemedik. Resimler yapmadık... Acılarımız, ölenlerle gömüldü gitti. Onların anaları, babaları, kardeşleri, sevgilileri... sadece birkaç türkü, birkaç ağıt yaktılar. Bu acıyı sadece onlar duyuruyor şimdi gönüllere... Bu çekilenleri asıl duyuracak olanlar; aydınlar, edebiyatçılar, şairler, tiyatrocular, sinemacılar gibi yetişmiş ve evrensel dille konuşabilecek insanlardır… Dünya, ancak o zaman bu büyük trajediden haberdar olur. 93 Harbi’nden İstiklâl Savaşı’na uzanan süreçte verdiğimiz beş milyon kaybın, Türk’e karşı yapılmış acımasız bir soykırım olduğu, işte o zaman apaçık ortaya çıkar. Ne acıdır ki, bunu bizim aydınımız ve edebiyatçımız yapamadı...
Bir kişi hariç...
O kişi, Cengiz Dağcı’dır.
Dağcı, Kırım Türklerine uygulanan soykırımı, kardeşlerimizin çektiği acıları, hiç silinmeyecek şekilde eserlerine nakşetti. Cengiz Dağcı’nın yalnız ve onurlu mücadelesini bu kitapla daha yakından tanıyacaksınız.
Sayfa : 240
Yayın Yılı : 2010
Kağıdı : İthal
Ebat : 13,5 x 21,5
Kapak : Kuşe
ISBN : 978-975-6186-51-0
Fiyatı : 12,00 TL
|
|
|
| BİR EFSANEYE DOKUNMAK DAĞLARCA VE ŞİİRİNE DAİR MUHALİF DÜŞÜNCELER |
| |
Dağlarca’nın öldüğünü duyduğumda aklıma ilk olarak şairin geride kaç şiir kitabı bıraktığı meselesi takıldı. Kitaplığıma baktığımda yaklaşık otuz kadar kitabının raflardan birinde bir arada durduğunu gördüm. Dağlarca külliyatının ne kadarına tekabül eder bu sayı bilmiyorum. Raflardaki ciltlerin her biri birkaç şiir kitabının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Her ciltte ortalama iki üç kitabın bulunduğunu düşünürsek, en azından yetmiş seksen eserinin elimin altında olduğunu söyleyebilirim. Bu kendi adıma sevindirici bir haberdir. Külliyatın geri kalanında hangi kitapların bulunduğunu anlayabilmek için ansiklopedilere ve internete başvurmak boşunadır. Bütün kitaplarının tam listesini veren bir kaynak bulabilmek çok zor. Böyle bir listenin mevcut olması bile benim için meseleyi halletmiyor. Bu sefer de raflardaki ciltlerin hangi kitaplardan müteşekkil olduğunu tespit edip bunun bir dökümünü yapmak ve tam ve tekmil listeyle karşılaştırmak gerekiyor. Hikmet Altınkaynak’ın Cumhuriyet gazetesinde yazdığı “Türkçenin ve Şiirin Efendisi”1 başlıklı yazıya inanacak olursak, İçimdeki Şiir Hayvanı adlı eserinin şairin 138. şiir kitabı olduğunu kabul etmemiz gerekecektir. Orada Karanlık Olurum da 139. kitabı oluyor böylece. Ama Haydar Ergülen’in yazdıklarına bakılırsa bu sayıyı yüz elliye çıkarmamız icap ediyor.2 Fazıl Hüsnü ile ilgili doktora çalışması yapmış olan Tacettin Şimşek ise, şairin on beş binden fazla şiirinin olduğunu söylüyor.3 Üstelik yedi yıl önce. Geçen yedi yıl zarfında Dağlarca’nın daha kaç şiir yazdığını kim bilebilir ki? |
| A. Cihat Beritli |
|
|
|
|