 |
Türk Edebiyatı Dergisi |

|
| |
|
 |
Yeni Kitaplar |

|
MESNEVİ İbretlik Hikâyeler ve Öğütler Hz. Mevlâna’yı bugün insanlık daha yakından tanıyor. Sevenlerinin sayısı yıldan yıla artıyor. Nitekim Mevlâna hazretleri bir veli olarak bu kerametini önceden göstermiş ve Mesnevi’de şöyle demiştir:
Dünya var oldukça,
insanlar yaşadıkça,
Mesnevi’nin şiiri de yaşar durur,
okunur, zevk alınır.
Dünyada toprak kalmasa,
balçık da kuruyup tozsa,
Mesnevi’nin hakikât
denizi coşar, köpürür.
Köpüklerinden kıyılarında
yeni topraklar oluşur
Altı ciltlik koca bir Mesnevi’den seçtiğimiz bu ibretlik hikâyeler ve öğütleri okuyunca, sizler de dünyanın her yerinde insanların Hz. Mevlâna’yı gitgide niçin daha çok okuma ihtiyacı duyduğunu göreceksiniz.
Sayfa : 240
Yayın Yılı : 2009
Kağıdı : İthal
Ebat : 13,5 x 21,5
Kapak : Kuşe
ISBN : 978-975-6186-48-0
Fiyatı : 12,00 TL
|
|
|
| Frankfurt Kitap Fuarı’nın Düşündürdükleri |
| |
Frankfurt Kitap Fuarı’na gitmeden önce rafından çıkardığım hâlde yanıma almayı unuttuğum Frankfurt Seyahatnamesi’ni dönünce okudum. Bu ince fakat derin kitabı her okuyuşumda farklı satırların altını çizmişim. Ahmet Hâşim, zekâ, melâl ve hayret dürbünüyle bakar Frankfurt’a. Bu sebeple, kendi tabiriyle bir harikuladelik avı olan seyahatini anlattığı kitaba, dıştan çok içe doğru derin yolculukların dili egemendir. Beşir Ayvazoğlu’nun birkaç yıl önce okuduğum Ömrüm Benim Bir Ateşti biyografisi de benim için Ahmet Hâşim’in dünyasına açılmama harikuladelik avı etkisi yapmıştı. Ben de Ahmet Hâşim gibi, Frankfurt’a giden herkesin sorması gereken üç soruyu sordum kendime: Eski şehri gezdin mi? Son durağımız orasıydı ve ‘Büyük Kilise’yi de dışından ve içinden temaşa eyledik. Rochild’in evine gittin mi? Hayır! Bu ünlü zengin dâhil, zenginlerin yaşadığı mekânları hiç merak etmedim. Goethe’nin evini gezdin mi? Evet. Bir gün önce gitseydik Goethe karşılayacaktı bizi. Main Nehri boyunca kocaman yapraklı çınarların altında yürüdük dostlarımızla. Üç gün boyunca, büyük ölçüde özellikle bebek, okulöncesi, çocuk ve ilkgençlik kitapları arasında dolaştım. İstanbul’a döndüğüm hâlde, içimdeki çocuğun büyülü hayret dürbünü hâlâ açıktı.
|
| Mustafa Ruhi Şirin* |
|
|
|
|